“İhracat hacmini 4 milyar dolara çıkartmayı hedefliyoruz”

Haber- Barış Köksal

Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Halil Yılmaz 2002 yılında başladığı MTOSB serüvenini ve iş tecrübelerini gazetecilere anlattı. 1998 yılında Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun olan Yılmaz, özel sektörde ve inşaat alanında kazandığı tecrübelerin ardından

2002 yılı itibariyle Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nde Teknik Müdür olarak göreve başladı.  Yılmaz, 2009 yılı Mayıs ayında bu yana ise Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde Bölge Müdürlüğü görevini sürdürmeye devam ediyor.  Yılmaz, iş tecrübelerinden bahsederken

“Üniversiteden mezun olduktan sonra özel sektörde bir şirkette mimar olarak inşaat ve yapı projelerinde görev aldım. Fakat asıl tecrübeyi Organize Sanayi Bölgesi gibi bir yapıda kazandığımı düşünüyorum. Tek durak ofis mantığı çerçevesinde işleyen Organize Sanayi Bölgeleri yetkili oldukları alan içerisinde tıpkı bir belediye gibi elektrik, doğalgaz, su, çevre düzeni, itfaiye, fen ve imar, güvenlik ve diğer kurumsal hizmetleri sanayicilere sunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda, bölgemizde görev aldığım 2002 yılından bu yana mesleğim olan Mimarlığında verdiği avantajlarla hem bölgemize hem de mesleki kariyerime önemli kazanımlar sağladığıma inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

“ENERJİ OTOMASYON SİSTEMLERİNE ÖNEM VEREREK SAĞLIKLI BİR ALTYAPI OLUŞTURDUK”

MTOSB’nin mevcut yatırımları ve gelecek hedeflerinden bahseden Yılmaz, “Organize Sanayi Bölgemiz ülkemizde birçok konuda örnek bir bölge olarak gösterilmektedir. Üretim ve ihracat hacmi, enerji altyapısı, lojistik imkanları, insan kaynağı ve çevreci anlayışı açısından sanayicilerine sürekli gelişen bir yapıyı vaat etmektedir. Yatırımcıyı, üretimi ve istihdamı ön plana alan ve üreten, eğiten sloganını şiar edinen bir Organize Sanayi Bölgesi olmamız sebebiyle enerji altyapısı ve kalifiye insan kaynağı oluşturmaya çok değer vermekteyiz. Bu sebeple, her şart altında üretme gayreti içerisinde olan sanayicilerimiz için önemli hususların başında enerji gelmektedir. Özellikle Bölge Müdürü olarak göreve geldiğim süreçten itibaren, yeni oluşturduğumuz bölgelerde enerjinin kesintiye uğramaması, enerji kalitesi ve enerji otomasyon sistemlerine önem vererek sağlıklı bir altyapı oluşturduk. Ayrıca ülkemizin ihtiyacı olan enerji arzına yönelik bölgemizde yer alan atıl alanlarda Güneş Enerji Santralleri kurarak, 40,3 megawatt kurulu güce ulaştık ve bu rakam bizi GES ile elektrik üretiminde ülkemizdeki OSB’ler arasında ikinci konuma getirdi” dedi.  Eğitime de önem verdiklerini ve bunun üzerine çalışmalar yaptıklarından da söz eden Yılmaz, “Yatırım dediğimizde MTOSB olarak en önemsediğimiz konulardan bir diğeri ise eğitim konusu. Sanayicimizin ihtiyacı olan kalifiye personel ihtiyacını gözeterek 2011-2012 eğitim döneminde Özel Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni faaliyete aldık. Öncelikle pilot olarak eğitime başlayan okulumuz gösterdiği başarılı model sebebiyle bugüne kadar binlerce mezun öğrenciyi sanayimize kazandırdık. Bölgemizde önümüzdeki sene eğitim öğretime başlayacak yüksekokul ile kalifiye personel konusunda bir gelişme daha sağlamış olacağız” ifadelerini kullandı.

“YENİ BÖLGELERİ ÜLKEMİZE KAZANDIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Yılmaz, Türkiye’nin son yirmi yıl içerisinde daha ileri gittiğini, daha güçlü bir ülke konuma geldiğini belirterek, “İlimizde 10 yıl öncesinde yaklaşık 1 milyar dolar ihracat yapılırken, 2020 yılı sonunda açıklanan ihracat rakamımız 2 milyar doları aştığını görüyoruz. Üretime verdiğimiz önem ve değerin bir sonucu olduğunu düşünüyorum bu durumun. Bu başarının, devletimizin desteği, sanayicimizin üretim isteği, kurumların işbirliği ve personel profilinin eğitimle daha da geliştirilmesi ile doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki on yılın sonunda ilimizin yıllık ihracat hacminin 4 milyar dolara çıkartılmasını hedefliyoruz. Burada Organize Sanayi Bölgelerinin önemi daha da artıyor. Düzenli yapısı, sanayici odaklı hizmet anlayışı, enerji kalitesi, kümelenme yapısı sebebiyle diğer işletmelerle etkileşimi organize sanayi bölgelerinde üretim yapan firmalara önemli faydalar sağlıyor. Bizler de, sanayicilerimizin her geçen gün artan yeni üretim alanı taleplerine cevap verebilmek amacıyla yeni sanayi parselleri üretmek yeni bölgeleri ilimize ve ülkemize kazandırmak için durmadan çalışıyoruz” diye konuştu.

 

“SANAYİMİZ GELEN SANAYİCİ TALEPLERİ İLE BÜYÜYOR”

Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nin fiziki sınırlarının geliştiğine değinen Yılmaz, önceden 380 hektar alana sahip olan bölgeye 376 hektar alan ekleyerek 756 hektar alanla fiziki sınırlara ulaştıklarını belirtti. Yılmaz, “Sanayimiz gelen sanayici talepleri ile büyüyor ve büyümeye devam edecek. Şu an da yer seçimi tamamlanan ve kamu yararı kararı alınması için çalışmalarına devam ettiğimiz 4. Bölge’nin yılsonunda tahsise hazır hale getirmeyi planlıyoruz. Son dönemde sanayimize katacağımız en önemli katma değerlerden bir diğeri ise Model Fabrika ve Yenilik Merkezi projemiz oldu. Sanayi Bakanlığı ve UNDP koordinasyonu ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde ilimize kazandırdığımız bu merkez ile sanayicilerimizin üretimlerindeki verimliliğini arttırmak ve ürünlerine yönelik sunulan inovasyon hizmetleri, sanayicimizin katma değerli üretimine yönelik ciddi fayda sağlayacağına inanmaktayım” dedi.

“GENÇLERİMİZİN, ÜLKEMİZİN GELECEĞİNE EN DOĞRU ŞEKİLDE YÖN VERECEĞİNE İNANCIM TAMDIR”

Yılmaz, iş hayatına yeni atılacak gençlere de önerilerde bulunarak, “Okul yaşantımız ile iş yaşantımız arasında çok ciddi farklar olduğunu herkes iş yaşantısına başladıktan sonraki yıllar içerisinde farkına varıyor. Üniversitelerimiz, okulda aldığımız teorik bilgileri, aynı zamanda uygulamalı olarak vermeleri için henüz yeterli imkanlara sahip değiller. Üniversitedeki teorik bilgileri, öğrencilerimiz iş yaşantısında uygulama imkanı buluyorlar. Bu durumu çözebilmek adına bölgemizde eğitim veren Özel Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf ve 12. sınıflarda öğrencilerimizi bölgemiz içerisindeki fabrikalarda staj imkânı tanıyoruz. Mezun olduktan sonra kullanacağı makineleri, cihazları ve diğer tüm uygulamaları okulda gördükleri teorik bilgiler ile pekiştiren stajyer öğrencilerimizin çalışma performanslarından çok olumlu dönüşler alıyoruz. Aynı durum üniversitelerdeki öğrencilerimiz için de geçerli. İnşaat, elektrik, makine mühendisi, gıda teknikeri, ve benzeri bir çok alanda öğrenim gören öğrencilerimize en önemli tavsiyem mesleklerine dair bilgileri en iyi şekilde araştırarak ve öğrenerek stajlarına gereken özen ve hassasiyeti göstererek pekiştirsinler. Bu uygulamalı eğitimler mezun olduktan sonra öğrencilerimizin, bir adım önde başlamasına imkan tanıyacaktır. Sabırla, gayretle çalışan gençlerimizin, ülkemizin geleceğine en doğru şekilde yön vereceğine inancım tamdır” dedi. Yılmaz ayrıca gençlerin yaptığı mesleği öğrenene kadar sabretmelerini,  her türlü zorluğa rağmen bıkmadan, sıkılmadan işlerine odaklanmaları ve en önemlisi doğruluktan ve dürüstlükten sapmadan yaptıkları işte en iyisi olmak için çabalamaları gerektiğine inandığını da ifade ederek,  “Bizlere verilen işlerde, bu benim işim değil demeden işin en detayını dahi öğrenmeleri ve kavramalarının yanı sıra gençlerimizin kendilerinde farklılık ve farkındalık yaratmalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Daha sonrasında ise başarı kaçınılmazdır” ifadelerine yer verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir